Kur’an’a (vahye) Uyulması Gerekliliği

 

A‘râf 3. Ayet

3. Rabbinizden size indirilene (Kur’an’a) uyun!

O’nun peşi sıra (onu bırakıp da) başka dostlara uymayın! Ne kadar da azınız (gerçeği) hatırlıyor!

 

Zümer 55. Ayet

55. Siz farkında olmadan, ansızın başınıza azap gelmesinden önce Rabbinizden size indirilenin en güzeline (Kur’an’a) uyun!

 

Tâhâ 134. Ayet

134. Biz (Vahiy göndermeden) önce onları bir azapla helak etseydik, “Rabbimiz! Bize bir elçi göndermen gerekmez miydi ki aşağılık duruma düşmeden ve perişan (rezil) olmadan önce ayetlerine uysaydık.” derlerdi.

 

En‘âm 155. Ayet

155. İşte bu (Kur’an da) bizim indirdiğimiz bereket kaynağı bir kitaptır. Ona uyun ve takvâlı (duyarlı) olun ki size merhamet edilsin!

 

Peygamberimiz de sadece Kur’an’a uyuyor.

Ona uyan Kur’an’a uymuş oluyor.

 

Ahzâb 2. Ayet

2. Rabbinden sana vahyedilene uy! Şüphesiz ki Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

 

En‘âm 50. Ayet

50. De ki: “Ben size ‘Allah’ın hazineleri benim yanımdadır’ demiyorum. Gaybı (bilinemeyeni) de bilmem. Size ‘Şüphesiz ki ben bir meleğim’ de demiyorum.

Ben, bana vahyolunandan başkasına uymuyorum.” De ki: “Kör ile gören bir olur mu? Hiç düşünmez misiniz?”

 

En‘âm 106. Ayet

106. Kendisinden başka ilah olmayan Rabbinden sana vahyedilmiş olana uy! Müşriklerden yüz çevir!

 

Yûnus 15. Ayet

15. Onlara ayetlerimiz açıkça tilavet edildiği (okunup aktarıldığı) zaman, (öldükten sonra) bizimle karşılaşmayı ummayanlar (ahirete inanmayanlar), “Ya bundan başka bir Kur’an getir veya bunu değiştir!” dediler. De ki: “Onu kendiliğimden değiştirmem benim için olacak şey değildir. Ben, bana vahyolunandan başkasına uymam. Rabbime isyan edersem elbette büyük günün azabından korkarım.”

 

Yûnus 109. Ayet

109. Sana vahyolunana uy ve Allah (aranızda) hükmedinceye kadar sabret! O, hüküm verenlerin en iyisidir.

 

Ahkâf 9. Ayet

9. De ki: “Ben elçilerden bir türedi (ilk defa gönderilen) değilim. Bana ve size ne yapılacağını da bilmiyorum. Ben, bana vahyolunandan başkasına uymam. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.”

 

Sebe' 50. Ayet

50. De ki: “(Gerçeklerden) saparsam, sadece kendi aleyhime sapmış olurum. Doğru yolu bulursam bu da Rabbimin bana vahyettiği (Kur’an) sayesindedir. Şüphesiz ki O duyandır, yakındır.”

 

A‘râf 203. Ayet

203. Onlara herhangi bir delil getirmediğin zaman, “Onu da derleyip getirseydin ya!” derler.

De ki: “Ben sadece Rabbimden bana vahyedilene uyuyorum. Bu (Kur’an), Rabbinizden gelen öngörülerdir; (ayrıca) inanan bir toplum için rehber (yol gösterme) ve rahmettir (merhamettir).”