Kuran’ın sıfatlarından biri olan Mübin, “beyan” kökünden olup “apaçık, açıkça gösteren” manalarına gelmektedir. Kuran’ın apaçık olduğunu ifade eden bu ayetler, Kuran’ın tek başına anlaşılamaz olduğunu söyleyenlere cevap vermektedir.
Hicr 1. Ayet (15:1)
1. Elif. Lâm. Râ. İşte şu(nlar), Kitabın ve apaçık Kur’an’ın ayetleridir.
Yûsuf 1. Ayet (12:1)
1. Elif. Lâm. Râ. İşte şu(nlar), apaçık Kitabın ayetleridir.
Zuhruf 2. Ayet (43:2)
2. Apaçık Kitaba yemin olsun ki
Duhân 2. Ayet (44:2)
2. Apaçık Kitaba yemin olsun ki
Neml 1. Ayet (27:1)
1. Tâ. Sîn. İşte şu(nlar) Kur’an’ın ve apaçık Kitabın ayetleridir.
Kasas 2. Ayet (28:2)
2. İşte şu(nlar), apaçık Kitabın ayetleridir.
Şu‘arâ 2. Ayet (26:2)
2. İşte şu(nlar), apaçık Kitabın ayetleridir.
Mâide 15. Ayet (5:15)
15. Ey kitap ehli! Elbette size gelen Elçimiz, kitaptan gizlemekte olduğunuz birçok şeyi açıklıyor; birçoğundan da geçiyor (dile getirmiyor). Elbette size Allah’tan bir nûr (ışık) ve apaçık bir kitap gelmiştir.
Ankebût 49. Ayet (29:49)
49. Hayır! O (Kur’an), kendilerine ilim verilenlerin göğüslerinde (kalplerinde) apaçık ayetlerdir. Ayetlerimizi zalimlerden başkası inkâr etmez.
Nisâ 174. Ayet (4:174)
174. Ey insanlar! Elbette size Rabbinizden kesin bir delil geldi ve size apaçık bir nûr (Kur’an) indirdik.
Nûr 34. Ayet (24:34)
34. Yemin olsun ki biz size apaçık ayetler, sizden önce geçmiş olanlardan bir örnek ve muttakîler (duyarlı olanlar) için bir öğüt indirdik.
Talâk 11. Ayet (65:11)
11. (Yani) iman edip iyi işler yapanları, karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size Allah’ın apaçık ayetlerini tilavet eden (okuyup aktaran) bir elçi (göndermiştir). Kim Allah’a inanır ve iyi iş(ler) yaparsa (Allah da) onu, içinde ebedî kalacakları, altlarından ırmaklar akan cennetlere yerleştirecektir. Elbette Allah o kimse için bir rızık lütfetmiş (olacak)tır.
Aşağıdaki ayetlerle de Apaçık olması yanında Kuran’ın her şeyi açıkladığı, bizi doğruya ilettiği söylenmektedir.
Nahl 89. Ayet (16:89)
89. O gün kendilerinden her ümmete bir şahit göndereceğiz (getireceğiz). Seni de bunların üzerine şahit olarak getirmiş olacağız. Bu Kitabı sana, her şey için bir açıklama, müslümanlar için de bir rehber, rahmet ve müjde olarak indirdik.
İsrâ 89. Ayet (17:89)
89. Yemin olsun ki biz bu Kur’an’da insanlara her türlü örneği çeşitli şekillerde anlattık.
İnsanların çoğu sadece nankörler olarak yüz çevirdiler.
İsrâ 41. Ayet (17:41)
41. Yemin olsun ki biz bu Kur’an’da (gerçeği) hatırlasınlar diye (her şeyi) türlü şekillerde sayıp dökmüşüzdür.(Fakat bu), onların sadece nefretini artırıyor.
Hûd 1-2. Ayet (11:1-2)
1-2. Elif. Lâm. Râ. (Bu), Allah’tan başkasına ibadet etmemeniz için doğru hüküm veren, her şeyden haberdar olan (Allah) tarafından ayetleri sağlamlaştırılmış, sonra da açıkça ortaya konulmuş bir kitaptır. (De ki:) “Şüphesiz ki ben O’nun tarafından size (gönderilmiş) bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.
Kehf 54. Ayet (18:54)
54. Yemin olsun ki bu Kur’an’da insanlar için her türlü örneği sayıp dökmüşüzdür. (Nankör) insan tartışmaya en çok düşkün olandır.
En‘âm 105. Ayet (6:105)
105. Böylece biz ayetleri geniş geniş açıklıyoruz. Sonuçta “Sen ders almışsın.” diyorlar. Sonuçta biz de bilen bir toplum için onu (Kur’an’ı) iyice açıklamaktayız.
Rûm 58. Ayet (30:58)
58. Yemin olsun ki biz bu Kur’an’da insanlara her türlü örneği verdik. Onlara bir ayet (mucize) getirsen, kâfir olanlar elbette şöyle diyeceklerdir: “Siz ancak ve ancak (gerçekleri) iptal edenlersiniz.”
Zümer 27. Ayet (39:27)
27. Yemin olsun ki biz (gerçeği) hatırlasınlar diye bu Kur’an’da insanlara her türlü örneği verdik.
Haşr 21. Ayet (59:21)
21. Bu Kur’an’ı bir dağa indirseydik, şüphesiz ki onu Allah’a saygı(sı)ndan dolayı boyun eğmiş bir şekilde, paramparça olmuş görürdün. İşte biz düşünsünler diye şu örnekleri insanlar için veriyoruz.
Furkân 50. Ayet (25:50)
50. Yemin olsun ki (gerçeği) hatırlasınlar diye bu (gibi gerçekleri) aralarında etraflı bir şekilde anlattık. İnsanların çoğu küfürden başka (bir karşılık vermemekte) direttiler.
Tâhâ 113. Ayet (20:113)
113. Biz o (Kur’an’ı), insanlar takvâlı (duyarlı) olsunlar veya onlar için (gerçeği) hatırlama oluştursun diye Arapça bir Kur’an olarak indirdik ve uyarıları onda tekrar tekrar açıkladık.
Târık 13. Ayet (86:13)
13. Şüphesiz ki o(Kur’an, doğru ile yanlışı) ayırt eden bir sözdür.
En‘âm 114. Ayet (6:114)
114. (De ki): “Size (gerçekler) apaçık ortaya konulmuş olarak Kitabı indiren Allah’tan başka bir hakem mi arayacakmışım!” Doğrusu kendilerine kitap verdiğimiz kişiler, onun (Kur’an’ın) Rabbin tarafından indirilmiş olduğunu bilirler. Sakın şüpheye düşenlerden olma!
A‘râf 174. Ayet (7:174)
174. Ayetleri ayrıntılı bir şekilde işte böyle açıklıyoruz; umulur ki (gerçeğe) dönerler.
En‘âm 126. Ayet (6:126)
126. Rabbinin doğru yolu işte budur. Biz (gerçeği) hatırlayacak bir toplum için ayetleri elbette ayrıntılı olarak açıkladık.
Yukarıdaki ayetlerden Kuran’ın detaylı, etraflıca, türlü türlü şekillerde dini konularda gerekli olan tüm açıklamaları yaptığını, bunu da Kuran’ın kendisinin söylediğini görüyoruz. “Kuran başka kitaplara gönderme yapar, Kuran ana kitaptır, detayları başka kitaplardan öğreniriz” demek; tüm bu ayetlere karşı çıkmak, bu ayetleri yok saymak demektir. Aynı şekilde “Kuran’dan dini anlayamayız” tipi izahlar da Kuran ile çelişir. Kuran’ın izahlarına göre iman edenler, dinlerini Kuran’dan öğrenirler. Kuran’ı incelediğimizde gerekli tüm detayların Kuran’da yer aldığını görürüz.
Örneğin Kuran, zorda kalıp başka yiyecek bir şey bulamayanların; aşırıya gitmemek kaydıyla, normalde haram olan leş, kan, domuz eti ve Allah’tan başkası adına kesilen hayvanları yiyebileceği gibi detayları bile içermektedir. (Bakara 173.Ayet Şüphesiz ki (Allah) size leşi, kanı, domuz etini ve Allah’tan başkası adına kesilen (hayvan)ı haram kılmıştır. (Ancak) azgınlık yapmayacak ve sınırı aşmayacak şekilde kim (bunlardan yemek) zorunda kalırsa, (bilsin ki) ona herhangi bir vebal yoktur. Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.)
Hacla ilgili anlatılan bir hususta; başında hastalık olduğu için saçını kısaltamayanların ne yapması gerektiği de Kuran’da geçer. (Bakara 196.Ayet Allah için haccı ve umreyi tam yapın! (Bunlardan) alıkonulursanız kolayınıza gelen kurbanı (gönderip kestirin)! Kurban, yerine varıncaya kadar başlarınızı (saçınızı) tıraş etmeyin! Sizden kim hasta olursa veya başından bir rahatsızlığı varsa, oruç veya sadaka veya kurban olmak üzere fidye (vermesi) gerekir. Güvende olduğunuz zaman kim hacca (hac günlerine) kadar umre ile yararlanmak isterse, kolayına gelen bir kurban (kesmesi gerekir). (Kurban kesmeye) imkân bulamayan kişi, hac günlerinde üç gün, (memleketine) döndüğü zaman yedi (gün) olmak üzere oruç tutar ki hepsi tam on (gün)dür. İşte şu (hüküm), ailesi Mescid-i Haram civarında oturmayanlar içindir. Allah’a karşı takvâlı (duyarlı) olun! Bilin ki Allah, cezası şiddetli olandır.)
Anne, kız kardeş veya teyze ile evlenmenin haram olduğu da Kuran’da vardır.(Nisâ 23.Ayet Anneleriniz, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi emziren (süt) anneleriniz, süt (emmekten dolayı oluşan) kız kardeşleriniz, kadınlarınızın (eşlerinizin) anneleri, kendileriyle (cinsel ilişki ile) birleştiğiniz kadınlarınızdan (eşlerinizden) olup evlerinizde bulunan üvey kızlarınız da size haram kılınmıştır)
Sadece Peygamberimiz’e farz olan gece ibadeti de Kuran’da geçer. (İsrâ 79.Ayet Sana özel olmak üzere gece uykuya ara ver! (Böylece) Rabbin seni, mutlaka övgüye değer bir makama ulaştıracaktır.)
Rumların yakın zamanda savaşı kazanacakları tipinde ancak Peygamberimiz döneminde gözlenebilecek olaylara da Kuran değinir. (Rûm 2-5.Ayet Rumlar (Arapların bulunduğu bölgeye) en yakın yerde yenildi. (Oysa) onlar bu yenilgilerinden sonra birkaç sene içinde galip geleceklerdir. Önce de sonra da emir (yetki) yalnızca Allah’a aittir. O gün, müminler de Allah’ın yardımıyla sevineceklerdir. (Allah) dilediğine (layık olana) yardım eder. O güçlüdür, çok merhametlidir. )
Yukarıdaki örnekler ve daha birçok örnek, Kuran’ın tüm detayları verdiğinin delillerindendir.
Allah tarafından gönderilen bir Kitap’a sahip olmamıza rağmen onun din adına tüm bilgileri içermediğini iddia edenler var. Allah’tan gelenin, insanların yazacağı kitaplardaki açıklamalarla, tefsirlerle tamamlandığı hiç düşünülebilir mi? Eğer din adına Kuran’ın mevcut hacminden fazla bilgilere ihtiyacımız olsaydı, Allah, Kuran’ı 2-3 kat daha kalın yapabilirdi. Böylece bizi, yine başka kaynaklara muhtaç etmezdi. Kuran, eğer dini açıklama hususunda yetersizse niye indirildi? Allah dinin sadece bir kısmını açıkladı da, diğer kısmı için başkalarına; kendilerinden Kuran’da hiç bahsedilmeyen insanlara mı muhtaç kaldık?
Bu konuları bir de aşağıdaki ayetleri okurken de düşünmeye devam edelim...
Lokmân 27. Ayet (31:27)
27. Yeryüzündeki ağaçlar kalem, deniz de arkasından yedi deniz daha katılarak (mürekkep) olsa yine de Allah’ın sözleri (yazmakla) tükenmez. Şüphesiz ki Allah güçlüdür, doğru hüküm verendir.
En‘âm 115. Ayet (6:115)
115. Rabbinin söz(leri), doğruluk ve Adalet bakımından tamamlanmıştır. O’nun sözlerini değiştirecek kimse yoktur. O, duyandır, bilendir.
Mâide 101. Ayet (5:101)
101. Ey iman edenler! Size açıklanırsa hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın! Kur’an indirilirken onları sorarsanız size açıklanır. (Bildirmediğine göre) Allah onları affetmiştir. Allah çok bağışlayandır, hoşgörülüdür.
Meryem 64. Ayet (19:64)
64. (Melekler) “Biz sadece Rabbinin emri ile ineriz. Önümüzde, arkamızda ve bunun arasında olan her şey yalnızca O’na (Allah’a) aittir. Rabbin unutkan değildir.” (demişlerdi).
Ankebût 51. Ayet (29:51)
51. Kendilerine tilavet edilmekte (okunup aktarılmakta) olan Kitabı (Kur’an’ı) sana indirmemiz onlara yetmedi mi?
Elbette iman eden bir toplum için onda rahmet ve (gerçeğin) hatırla(t)ması vardır.
Furkân 33. Ayet (25:33)
33. Onlar sana örnek getirdiklerinde biz de sana gerçeği ve en güzel tefsiri (açıklamayı) mutlaka getirmişizdir.
Kıyâmet 19. Ayet (75:19)
17. Şüphesiz ki onun toplanması ve okunması sadece bize aittir.
18. Biz onu okuduğumuz zaman okunuşunu takip et!
19. Sonra onu açıklamak da sadece bize aittir.