Sonsuz ve öncesiz ilk, varoluş açısından ilk olan, varlığının başlangıcı olmayan demektir.
3. O ilktir, sondur; apaçıktır, içkindir. O her şeyi bilendir.
Sonsuz ve sonrasız son, her şey yok olduktan sonra en son zatı kalan, varlığının sonu olmayan demektir.
3. O ilktir, sondur; apaçıktır, içkindir. O her şeyi bilendir.
Aşikar olan, varlığı yarattıkları sayesinde apaçık olan, kendisini varlıkla ifşa eden demektir.
3. O ilktir, sondur; apaçıktır, içkindir. O her şeyi bilendir.
Zatı hiçbir göz tarafından görünmeyen, kendisi her sırra erip asla sırrına erilmeyen, zatı mutlak gayb olan demektir.
3. O ilktir, sondur; apaçıktır, içkindir. O her şeyi bilendir.
Özünde belli, açık ve anlaşılır olan, yarattığı varlıkları belli, açık ve anlaşılır kılan, hakikati kainat, hadisat, kitap ve insan ayetleriyle açık seçik ortaya koyan demektir.
25. O gün, Allah onlara gerçek karşılıklarını tastamam verecektir ve Allah’ın sadece apaçık gerçek olduğunu bilip anlayacaklardır.
Sonsuz nur, eşsiz benzersiz aydınlatan, tüm varlığın ışık ve enerji kaynağı olan demektir.
35. Allah göklerin ve yerin nurudur. O’nun nurunun durumu, içinde kandil bulunan bir oyuk gibidir. O kandil, cam (billur) bir fanus içindedir. O fanus da sanki inci (görünümlü) bir gezegen gibidir ki doğuya da batıya da ait olmayan bereketli bir ağaçtan, yani zeytinden (çıkan yağ ile) tutuşturulur. O (ağac)ın yağı, kendisine ateş değmese bile neredeyse nûr (ışık) verir. (Bu), nûr üstüne nûrdur. Allah dileyeni (layık gördüğü kimseyi) nûruna ulaştırır. Allah insanlara (işte böyle) örnekler verir. Allah her şeyi bilendir.
Şükre mukabele eden, fiili şükre fiili karşılık veren demektir.
158. Şüphesiz ki Safa ile Merve Allah’ın sembollerindendir. Kim o Ev’i (Kâbe’yi) hacceder veya umre yaparsa, o ikisini (Safa ve Merve’yi) tavaf etmesinde kendisine herhangi bir vebal yoktur. Kim gönüllü olarak bir iyilik yaparsa, şüphesiz ki Allah şükre çok karşılık verendir, bilendir.
147. Siz şükredip iman ederseniz, Allah size neden azap etsin ki! Allah şükre çok karşılık verendir, bilendir.