EL-EKREM

 

Ekrem ismi "En cömert, en büyük kerem(cömertlik) sahibi" demektir. Cömertliğin eksiksizlik mertebesine sahip olup, kullarına cömert davranan, nankörlüklerine rağmen onlara hoşgörülü davranan, tövbelerini kabul eden, cömertliğinin sonu olmayandır.

Kerem sözlükte "karşılıksız vermek" anlamına gelir.

 

Tek yerde geçer.

 

‘Alak 3. Ayet

1. Yaratan Rabbinin adı ile oku.

2. O, insanı ‘alaktan (embriyodan) yarattı.

3. Oku! Rabbin en cömert olandır!

 

Ekrem'in tecellisi insana ikramdır. Ama insan nankördür.

 

Fecr 15. Ayet

15. İnsana gelince, Rabbi kendisini imtihan edip ona ikramda bulunduğunda ve bol nimet verdiğinde “Rabbim bana ikram etti.” der.

16. (Fakat) ne zaman onu imtihan edip rızkını daralttığında ise “Rabbim beni küçük düşürdü (önemsemedi)” der.

 

 

ZU’L-CELALİ VE’L-İKRAM

 

Kalıp şeklinde yer alan bu isim celal ve ikram, azamet ve cömertlik, haşmet ve nimet sahibi anlamına gelir. Ululuk ve yücelik sahibi olduğu halde, kuluna sadece cömert davranmakla yetinmeyip, kuluna cömertlik gibi bir erdemi bahşeden, kuluna ikram etmekle yetinmeyip, onu başkalarına ikram edebilecek bir keremle donatan, demektir.

 

Rahmân 27. Ayet

 

26. Oradaki (dünyadaki) herkes fanidir.

27. Rabbinin yücelik ve cömertlik sahibi olan yüzü (zatı) sonsuz olacaktır.

28. Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz ki!

 

Rahmân 78. Ayet

78. Yücelik ve cömertlik sahibi Rabbinin adı yüceler yücesidir.

 

Celal sahibi olan Allah'ı acımasız, merhametsiz, gücünü esirgeyen, keremini kendine saklayan bir ilah olarak sanma. O öyle bir Celal sahibidir ki, bu celalin içinde, ikram da vardır.

 

Celal, içinde azamet, heybet, haşmet ve kahır manaları bulunan bir isimdir. Allah böyle bir ismi doğrudan zatına isim olarak almayı murat etmemiştir. Bunun bir tek sebebi vardır: Rahman ve Rahim olmasıdır.

 

 

EL-KERÎM

 

 

Kerîm ismi sonsuz kerem(cömertlik) ve fazilet(erdem) sahibi, erdemin eşsiz ve benzersiz kaynağı, çok üstün ve çok değerli olan, ikram ve cömertliğinde sınır tanımayan, kullarına karşı çok cömert olan, rızasını kazanmak için en çok cömertlik yapılan demektir.

 

İnfitâr 6. Ayet

5. Her can (dünyada yapıp) öne sürdüklerini ve (yapmayıp) geride bıraktıklarını bilmiş (olacak)tır.

6. Ey insan! Cömert Rabbine karşı seni aldatan nedir?

7. O ki seni yarattı, seni şekillendirdi, (böylece) seni dengeli kıldı.

 

Neml 40. Ayet

40. Kendisinde Kitaptan bir bilgi olan kimse ise “Gözünü açıp kapamadan önce onu ben sana getiririm!” demişti. (Süleyman, Belkıs’ın) tahtını yanında yerleşmiş görünce şunu söylemişti: “Bu, şükür mü edeceğimi yoksa nankörlük mü yapacağımı denemek üzere Rabbimin (bana verdiği) iyiliklerindendir. Şükreden ancak kendisi için şükretmiş olur; kâfir olana gelince, şüphesiz ki benim Rabbim zengindir, cömerttir.”

 

El-Ekrem ile El-Kerim isimleri ne kadar anlam olarak aynı gibi görünsede değildir. El-Ekrem Allah'ın zatıyla yani kendisi ile ilgili, el-Kerim ise fiiliyle ilgilidir. Aradaki farkı şu cümleyle ortaya koyabiliriz: Birini kerim kılmak Ekrem olanın işidir.

 

 

EL-ĞANÎ

 

Ğanî ismi Mutlak zengin, zenginliğinde sınır olmayan demektir. Hiç kimseye hiçbir durumda muhtaç olmaz, fakat herkesin ihtiyacını görür. El-Ğanî, kendi kendine yettiği gibi her şeye ve herkese de yeten eşsiz ve benzersiz, mutlak ve sonsuz öznedir.

Sınırsız cömertlik vasfı olan Kerim, sadece sınırsız zengin olana aittir. 

 

Hamid ismiyle 10 yerde gelir.

 

Fâtır 15. Ayet

15. Ey insanlar! Siz Allah’a muhtaçsınız. Gerçek zengin ve övülmeye layık olan Allah’tır.

 

İbrâhîm 8. Ayet

8. Musa şöyle demişti: “Siz ve yeryüzünde olanların hepsi nankörlük etseniz bile, Allah (gerçek) zengindir, övgüye layıktır.

 

Hacc 64. Ayet

64. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi yalnızca O’na aittir. Şüphesiz ki Allah -evet yalnız O- (gerçek) zengindir, övgüye layık olandır.

 

Teğâbun 6. Ayet

6. (O azabın sebebi) onlara elçilerin apaçık deliller getirmeleri fakat onların “Bir insan mı bizi doğru yola ulaştıracakmış?” demeleriydi. İnkâr etmiş ve yüz çevirmişlerdi. Allah da zengin (ihtiyaçsız) olduğunu göstermişti. Allah zengindir, hamde (övgüye) layık olandır.

 

Kerim ismiyle 1 kere gelir.

 

Neml 40. Ayet

40. Kendisinde Kitaptan bir bilgi olan kimse ise “Gözünü açıp kapamadan önce onu ben sana getiririm!” demişti. (Süleyman, Belkıs’ın) tahtını yanında yerleşmiş görünce şunu söylemişti: “Bu, şükür mü edeceğimi yoksa nankörlük mü yapacağımı denemek üzere Rabbimin (bana verdiği) iyiliklerindendir. Şükreden ancak kendisi için şükretmiş olur; kâfir olana gelince, şüphesiz ki benim Rabbim zengindir, cömerttir.”

 

Halim “cezalandırmada acele etmeyen” ismiyle 1 kere gelir.

 

Bakara 263. Ayet

261. Mallarını Allah yolunda infak edenlerin (verenlerin) örneği, yedi başak bitiren bir tohum tanesi gibidir ki her başakta yüz tane (ürün) vardır. Allah dilediğine (layık olana) kat kat (fazlasını) verir. Allah (imkânları) geniş olandır, bilendir.

262. Mallarını Allah yolunda infak edip (verip) arkasından başa kakmayanlar ve (fakirleri) incitmeyenler var ya onlar için Rableri katında ödül(ler)i vardır. Onlara herhangi bir korku yoktur; onlar üzülmeyecektir de.

263. Güzel bir söz ve bağışlama, arkasından incitme gelen sadakadan hayırlıdır. Allah zengindir, hoşgörülüdür.

 

 

 

EL-HAMÎD

 

 

EI-Hamid, tüm hamd ve övgülerin tek ve mutlak merci, övülmekte eşsiz ve benzersiz olan, tüm eşsiz ve benzersiz övgüleri fazlasıyla hak edendir. Her varlığın övgüsünün zorunlu adresi, zatına yapılan övgüleri asla boşa çıkarmayan, zatını övene hakkıyla karşılık veren, öveni övdüğüne asla pişman etmeyip, aksine, daha fazla övmediğine pişman eden manasına gelir.

 

Hacc 24. Ayet

24. Onlar, sözün en temizine (güzeline) yöneltilmiş, övgüye layık olan (Allah)’ın yoluna ulaştırılmıştır.

 

Gani “zengin olan” ismiyle 10 yerde gelir.

 

Lokmân 26. Ayet

26. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi yalnızca Allah’a aittir. Şüphesiz ki gerçek zengin, övülmeye layık olan yalnızca Allah’tır.

 

Aziz “üstün ve yüce olan” ismiyle 3 yerde gelir.

Burûc 8. Ayet

8. Onlardan (müminlerden) yalnızca güçlü ve övgüye layık olan Allah’a iman etmeleri nedeniyle intikam alıyorlardı.

 

Mecid ismiyle tek yerde gelir.

Hûd 73. Ayet

73. (Melekler şu) cevabı vermişlerdi: “Allah’ın emrine şaşıyor musun? Ey ev halkı!

Allah’ın merhameti ve bereketleri sizin üzerinizdedir. Şüphesiz ki O övülmeye layıktır, yücedir.”

 

Veli ismiyle tek yerde gelir.

Şûrâ 28. Ayet

28. O, (insanlar) umutlarını kestikten sonra yağmuru indiren ve rahmetini her tarafa yayandır. O dosttur, övülmeye layık olandır.

 

Hakim ismiyle tek yerde gelir.

Fussilet 42. Ayet

42. Ona önünden de arkasından da batıl gelemez. O doğru hüküm veren, övgüye layık olan (Allah)’tan indirilmedir.