5. (Rabbimiz)! Yalnız sana kulluk ederiz ve yalnız senden yardım dileriz.
Dini Allah’a özgülemek olarak meallerde kısaca samimiyet şeklinde çevrilen kelime İhlas’tır. Arap dil âlimi Er-Râgıb el-İsfahânî’nin El-Müfredât adlı eserinde, ihlası Allâh Teâlâ dışındaki her şeyden uzak durma ve yüz çevirme olarak açıklanmıştır.
Dini Allah’a özgülemek, din konusunda Allah dışında hüküm kaynağı tanımamak, tevhidin ruhudur. Şirkle tevhidi ayıran temel nitelik ise dini Allah’a özgülemedir. O yoksa tevhit yoktur. İbadetler, sloganlar, iddialar tevhidin varlığı açısından sadece karinedir(belirtidir), kanıt değil. İspatlayıcı kanıt, dinin ve ibadetin Allah’a özgülenmesidir. Bunun içindir ki, Kur’an, dinin Allah’a özgülenmesi üzerinde ısrarla durmaktadır.
2. Şüphesiz ki Kitabı sana bir amaç için biz indirdik. Sen de dini O’na özgü kılarak Allah’a kulluk et!
11. De ki: “Bana, dini O’na özgü kılarak Allah’a kulluk etmem emrolundu.
14. De ki: “Ben dinimi O’na özgü kılarak yalnızca Allah’a ibadet ederim.”.
29. De ki: “Rabbim adaleti emretmiştir. Her secdede yüzlerinizi O’na yöneltin ve dini yalnız O’na (Allah’a) özgü kılarak O’na dua edin (yalvarın)! Başlangıçta sizi O yarattığı gibi (sonunda yine O’na) döneceksiniz.”
14. Kâfirlerin hoşuna gitmese de dini O’na özgü kılarak Allah’a dua edin!
65. O, daima diridir, O’ndan başka ilah yoktur. Dini O’na özgü kılarak O’na dua edin! Hamd (övgü) âlemlerin Rabbi Allah içindir.
5. (Oysa) dini yalnız O’na özgü kılarak, hanîfler (Allah’ı birleyenler) olarak Allah’a kulluk etmeleri, namaz kılmaları ve zekât vermeleri kendilerine özellikle emredilmişti. İşte sağlam din budur.
139. De ki: “O, bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbiniz olduğu hâlde Allah hakkında bizimle tartışıyor musunuz? Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da size aittir. Biz yalnızca O’na gönülden bağlananlarız.”
Abdullah b. Zübeyr’in (ra) rivayeti ile, Hz Muhammed namaz sona erdiğinde şöyle dua ederdi:
“Tek olan Allah’tan başka ilâh yoktur. O’nun ortağı da yoktur. Mülk sadece O’nun, hamd sadece O’nadır, O her şeye gücü yetendir. Güç ve kuvvet ancak Allah’a özgüdür. Allah’tan başka ilâh yoktur. Biz ancak O’na ibadet ederiz. Nimet, O’nundur, fazilet, O’nundur, güzel övgü O’nundur. Allah’tan başka ilâh yoktur. Din, ihlas ile sadece O’nadır. Kâfirler istemese bile…
Aşağıdaki ayetlerde ise insanın zor zamanlarında dini Allah’a özgülediği sonra zor durum ortadan kalktığında ise bunu unutması örnek verilerek insanın nasıl nankör bir davranış gösterdiği de özelikle belirtilmiş...
65-66. Gemiye bindikleri zaman, dini yalnız O’na özgü kılarak Allah’a yalvarırlar. Fakat onları karaya kurtarınca (çıkarınca), bir de bakarsın ki kendilerine verdiklerimize karşılık nankörlük etmeleri için (Allah’a) ortak koşmaktadırlar. (Bir süre daha) yararlansınlar (bakalım)! İleride (gerçeği) bilecekler!
32. Dalgalar onları gölgeler gibi kuşattığı zaman, dini yalnız O’na özgü kılarak Allah’a yalvarırlar. (Allah) onları karaya kurtarınca (çıkarınca), içlerinden bir kısmı orta (dengeli yolda) olur. Bizim ayetlerimizi nankör gaddarlardan başkası inkâr etmez.
22. Sizi karada ve denizde yürüten (gezdiren) O’dur. Hatta siz gemilerde bulunduğunuz, gemiler de içindekileri tatlı bir rüzgârla alıp götürdüğü ve (yolcular) bu yüzden neşelendikleri zaman, ona (gemiye) şiddetli bir fırtına gelip çatar; her yerden dalgalar onlara gelir ve onlar çepeçevre kuşatıldıklarını anlarlar da işte o zaman, dini yalnız O’na (Allah’a) özgü kılarak “Bizi bundan kurtarırsan elbette şükredenlerden olacağız” diye Allah’a yalvarırlar.
23. (Allah) kendilerini kurtarınca bir de bakarsın ki onlar yeryüzünde haksız yere taşkınlık ediyorlar. Ey insanlar! Sizin taşkınlığınız dünya hayatının menfaatini elde etmek üzere ancak kendi aleyhinizedir. Sonunda dönüşünüz sadece bizedir. Yaptıklarınızı size bildireceğiz.