1. (Parça parça) indiğinde Necm’e (Kur’an’a) yemin olsun.
2. Arkadaşınız (Muhammed), sapmamış ve azgınlaşmamıştır.
3. Arzusundan konuşmuyor.
4. O (Kur’an) kendisine vahyedilmekte olan vahiyden başka bir şey değildir.
Peygamber arzusuna göre konuşmaz; söyledikleri vahiy edilenden başkası değildir. Dendikten sonra tüm söylediklerine “Bu yüzden peygamberin hayatı boyunca söylediği her söz ve yaptığı her şey Allah’tan gelen vahiydir” şeklinde bir genelleme yapılıp bu ayetle dine eklemelere zemin hazırlanmıştır.
Kuran, peygamberin gün içindeki olağan konuşmaları ile “vahiy” olarak ona indirilenler arasında net bir ayrım yapmıştır. Kuran’a göre, peygamberin günlük hayatta söyledikleri değil, sadece “Kuran” Allah’tan gelen vahiydir.
1-) Eğer peygamberin hayatı boyunca her söylediği “vahiy” idiyse, inananlar neden peygamberin Kuran dışındaki sözleriyle tatmin olmadılar? Muhattapların, Kuran’daki surelerin vahiy edilmesini sabırsızlıkla beklemeleri, peygamberin her söylediğinin değil sadece Kuran’ın Allah’ın vahyi olduğunu göstermiyor mu?
20. İman etmiş olanlar “Keşke (savaş hakkında) bir sure indirilmiş olsaydı!” derler. Ama hükmü apaçık bir sure indirilip de onda savaştan söz edilince, kalplerinde hastalık bulunanların ölüm baygınlığı geçiren kimsenin bakışı gibi sana baktıklarını görürsün. Onlara yakışan da budur!
2-) Eğer peygamberin her söylediği vahiy olsaydı, inananlar dinle ilgili sorularının cevaplarını Kuran’da aramak zorunda kalmazlardı. Yalnızca Kuran indirilirken değil her ne zaman peygambere bir soru sorsalar ilahi bir karşılık alabilirlerdi. Aşağıdaki ayette inananlardan, sorularının cevaplarını Kuran’da aramalarının istenmesi gösteriyor ki peygamberin her söylediği bir vahye dayanmaz.
101. Ey iman edenler! Size açıklanırsa hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın!
Kur’an indirilirken onları sorarsanız size açıklanır. (Bildirmediğine göre) Allah onları affetmiştir (Allah onlardan geçmiştir). Allah çok bağışlayandır, hoşgörülüdür.
3-) Allah, peygamberden Kuran’da değinilmeyen işler hakkında diğer inananlara danışmasını istemektedir. Eğer peygamberin her söylediği ve yaptığı vahye dayansaydı Allah peygamberinden inananlara danışmasını ister miydi?
159. Allah’tan bir merhamet sebebiyle onlara yumuşak davranmıştın. Kaba, katı yürekli olsaydın, şüphesiz ki etrafından dağılırlardı. Onları affet; bağışlanmaları için dua et; iş(ler) hakkında onlarla istişarede bulun! Kararını verdiğin zaman da artık Allah’a güven! Şüphesiz ki Allah kendisine güvenenleri sever.
4-) Araf Suresinde peygamber yeni bir vahiy ile gelmediği zaman, inanmayanların ona şu şekilde eleştiride bulunduğunu görüyoruz:
203. Onlara herhangi bir delil getirmediğin zaman, “Onu da derleyip getirseydin ya!” derler.
De ki: “Ben sadece Rabbimden bana vahyedilene uyuyorum. Bu (Kur’an), Rabbinizden gelen öngörülerdir; (ayrıca) inanan bir toplum için rehber (yol gösterme) ve rahmettir (merhamettir).”
Bu ayet açıkça gösteriyor ki peygamberin sıradan konuşmaları ilahi değildir. Eğer peygamberin her söylediği Allah’tan bir vahiy olsaydı, Allah “Onlara bir ayet getirmediğinde...” demezdi. Peygamberin ağzından çıkan her söz Allah’tan bir vahiy olsaydı, inanmayanlar, peygamberin günlük hayatta ağzından çıkanlar ile Allah’tan gelen vahyi birbirinden ayırt edemezlerdi ve yeni bir ayet getirmediği için peygamberi eleştiremezlerdi. Yukarıdaki ayet gösteriyor ki peygamber insanlara vahiy olarak sadece Kuran ayetlerini getirmektedir.
5-) Aşağıdaki ayette peygamber, yalancılar ile doğru sözlü olanlar birbirinden ayırt edilene kadar beklemeyip, savaşta inananlarla olmak istemeyenlere izin verdiği için eleştirilmektedir. Eğer peygamberin her söylediği ve yaptığı Allah’ın vahyi olsaydı peygamberin ikiyüzlülere savaşmamaları için izin vermesi Kuran’da eleştirilir miydi? Bu ayet göstermektedir ki peygamberin söylediği her söz ve yaptığı her eylem vahye dayanmaz.
43. Allah seni affetsin! Doğru söyleyenler sana iyice belli olup, yalancıları bilinceye kadar onlara niçin izin verdin?
6-) Aşağıdaki ayet de peygamber kendi aldığı kararlarla hareket etmiştir. Aksi takdirde peygamber, Allah’ın izin verdiğini kendisine yasaklayamazdı ve Allah da peygamberini helal kılınan bir şeyi kendisine yasakladığı için uyarmazdı.
1. Ey Peygamber! Allah’ın sana helal kıldığı şeyi eşlerini memnun etmek uğruna niçin kendine haram kılıyorsun? Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.