6. Ey insan! Cömert Rabbine karşı seni aldatan nedir?
Âyette insanın aldanmasını ifade eden kelime غَرَّ ğarra fiilidir. Bu fiil ve aynı kökten gelen kelimeler Kur’ân’da hep olumsuz içerikte kullanılmaktadır.
Aldatış, esası itibariyle şeytanın belirgin niteliklerindendir. İnsanoğlunun anne ve babası diyebileceğimiz Hz.Adem ve Hz.Havva’nın şeytandan yediği ilk darbe bir aldatış darbesidir.
22. Onları aldatarak (yasağı işlemeye) sarkıtmış (sevk etmiş)ti. (Yasak) ağacı tattıklarında edep yerleri kendilerine görünmüştü. (Ardından) bahçenin yapraklarından üzerlerine örtmeye başlamışlardı. Rableri onlara “Ben sizi o ağaçtan engellememiş miydim ve size ‘Şeytan, sizin apaçık düşmanınızdır’ dememiş miydim?” diye seslenmişti.
Kur'an burada şeytanla ilgili olarak şu noktanın altını ısrarla çiziyor: Şeytan, aldatış ve aldanıştan başka hiçbir şey vaat etmez.
120. (Şeytan) onlara söz verir ve onları ümitlendirir. (Oysa) şeytan, onlara aldanmadan başka bir şey vadetmemektedir.
64. Gücünün yettiği kişileri davetinle (gerçeklerden) uzaklaştır! Süvarilerinle ve yayalarınla onları yaygaraya boğ (vesvese ver, ayart)! Malları ve çocukları (aracılığıyla yapacakları kötülükler)de onlara ortak ol! Kendilerine vaatlerde bulun!” Şeytan, insanlara aldatmadan başka bir şey vadetmez.
Benzeri bir dikkat çekişe, ne ilginçtir ki, zalimlerden söz edilirken tanık oluyoruz: Zalimlerin birbirlerine vaatleri de bir aldatış ve aldanıştan başka şey olamaz
40. De ki: “Allah’ın peşi sıra yalvardığınız ortaklarınızı bir düşünsenize! Yerden neyi yaratmışlar bana gösterin veya göklerle ilgili (onların yaratılışında) onların ortaklığı mı varmış! Yoksa biz onlara (farklı) bir kitap vermişiz de o (kitap)tan bir delile mi dayanıyorlarmış!”
Aksine o zalimler birbirlerine aldanmadan başka bir şey vadetmiyorlar.
Zaten şirk’in en büyük zulüm olarak Kur’an tarafından nitelendirildiğini görmüştük. Dolayısıyla Bu konuda zulümü gerçekleştiren zalimler ise müşriklerdir.
Aldatmayı temel araç olarak kullanan iki büyük tahrip gücü vardır: Şeytan ve zulüm odakları…
İnsanların ve cinlerin de birbirlerini aldatmak için yaptıklarıyla adeta şeytanlaşmakta olduklarına da dikkat çekilmiştir.
112. Böylece (insanları) aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözler vahyeden (fısıldayan) insan ve cin şeytanlarını her peygambere düşman kıldık. Rabbin dileseydi onu da yapamazlardı. Artık onları uydurdukları şeylerle bırak!
Aldanış, insanoğlunun temel zaaflarından biridir. Bu zaaf insanda giderek temel zulüm faaliyetlerinden birine de vücut verecektir ki, o, aldatıştır. İnsan, bir sıfatı da 'Ğerûr' (aldatıcı) olan şeytana teslim olduğu ölçüde aldatışın da gerçekleştiren olacaktır. Kısacası, insanın tipik özellikleri arasında bir yandan aldanmaya maruz kalırken öte yandan aldatmaya devam etmek de vardır.
Dünya Hayatının aldatıcılığı insanı en büyük aldatanlardandır:
20. Bilin ki dünya hayatı, sadece bir oyun, bir eğlence, bir süs, aranızda bir övünme, mal ve çocuk sahibi olma (yarışın)dan ibarettir. (Bu hayat), tıpkı bir yağmur gibidir; (yetiştirdiği) ürünleri çiftçilerin hoşuna gider. Sonra (o ekinler) kurur; sen onun sararmış olduğunu görürsün; sonra da (o ekinler) kuru bir kırıntı (çer çöp) olur. Ahirette (inkârcılar için) şiddetli bir azap vardır. (Müminler için ise) Allah’ın bağışlaması ve rızası vardır. Dünya hayatı, aldatıcı bir geçimlikten başka bir şey değildir.
35. Bunun sebebi şudur: “Siz Allah’ın ayetleriyle alay ettiniz; dünya hayatı sizi aldattı.”
Bugün ondan (ateşten) çıkarılmayacaklardır ve onların (Allah’ı) hoşnut etmeleri de istenmeyecektir.
185. Her nefis (can), ölümü tadıcıdır. Kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size elbette tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete konulursa, elbette o kurtulmuştur. Dünya hayatı, aldatıcı bir geçimlikten başka bir şey değildir.
196. Kâfir olanların (refah içinde) diyar diyar dolaşması sakın seni aldatmasın!
4. Kâfir olanlardan başkası, Allah’ın ayetleri hakkında tartışmaz. Onların (özgürce) diyar diyar dolaşması kesinlikle seni aldatmasın!
130. (Allah) “Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size ayetlerimi anlatan ve bu gününüzle karşılaşacağınıza dair sizi uyaran elçiler gelmedi mi?”(deyince), onlar “Kendi aleyhimize şahitlik ederiz.” demiş (olacak)lardır. Dünya hayatı onları aldatmış ve kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik etmiş (olacak)lardır.
70. Dinlerini oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatının aldattığı kişileri terk et!
(Yine de) kazandıkları sebebiyle hiçbir nefsin (mahşerde) alıkonmaması için onunla (Kur’an’la) gerçeği hatırlat! O (inkârcı her nefis) için Allah’tan başka hiçbir dost ve şefaatçı yoktur. (Her nefis), bütün varını fidye olarak verse, yine de ondan kabul edilmez. Onlar, kazandıkları (günahlar) yüzünden (mahşerde) alıkonulmuş olacaklardır. İnkâr ettiklerinden dolayı onlar için kaynar sudan ibaret bir içecek ve elem verici bir azap vardır.
50-51. Ateş halkı cennet halkına “Su veya Allah’ın size verdiği rızıklardan biraz da bize dökün!” diye seslenince, (cennetlikler) “Allah onları dinlerini bir eğlence ve oyun edinen, dünya hayatı da kendilerini aldatan kâfirlere haram kılmıştır.” diyeceklerdir.
Onlar bu günün karşılaşmasını (bu günle karşılaşmayı) nasıl unutmuş ve ayetlerimizi nasıl inkâr etmişlerse işte biz de bugün onları unutmaktayız.
Dine sokulan uydurma ve iftiralarla aldatma-aldanma yapılabilediği de yer almaktadır:
24. (Gerekçeleri ise), onların “Sadece sayılı günlerde bize ateş dokunacaktır.” demeleriydi.
Uydurdukları şeyler, dinleri hakkında kendilerini aldatmıştı.
49. Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunanlar, (Bedir’e giden müslümanlar için) “Bunları dinleri aldatmış!” diyorlardı. (Oysa) kim Allah’a güvenirse, şüphesiz ki Allah güçlüdür, doğru hüküm verendir.
12. Hani münafıklar ile kalplerinde hastalık bulunanlar “(Meğer) Allah ve Elçisi bize aldatmadan başka bir vaatte bulunmamışlar!” diyorlardı.
Ve son olarak ise Allah ile aldatma:
33. Ey insanlar! Rabbinize karşı takvâlı (duyarlı) olun! Hiçbir babanın evladı, hiçbir evladın da babası adına hiçbir şey gideremeyeceği günden çekinin! Şüphesiz ki Allah’ın vaadi gerçektir. Dünya hayatı sakın sizi aldatmasın ve o çok aldatıcı (şeytan sakın) sizi Allah ile aldatmasın!
5. Ey insanlar! Şüphesiz ki Allah’ın vaadi gerçektir. Dünya hayatı sakın sizi aldatmasın ve o çok aldatıcı (şeytan) sakın sizi Allah ile aldatmasın!
14. (Münafıklar) onlara (müminlere) “Biz sizinle birlikte değil miydik?” diye sesleneceklerdir. (Müminler de) şöyle diyeceklerdir: “Evet ancak siz kendinizi fitneye soktunuz, beklediniz, şüpheye düştünüz ve Allah’ın emri (ölüm) gelip çatıncaya kadar kuruntular sizi aldattı; o çok aldatan (şeytan) sizi Allah ile aldattı.”
Allah ile aldatma ve aldanmanın yıkıcılığını büyüten, Allah'ın, tüm aldatma ve aldanmalarda son sığınma mercii olmasıdır. En son ve en güvenli sığınak da aldatma aracı yapılınca insanın hali nice olacaktır? Allah ile Aldatmak deyim yerinde ise ölümsüz bir beladır. Çünkü ölümsüz olan bir aracı kullanmaktadır. Oysaki diğer aldatmaların belası bir şekilde sona erer. Çünkü onların ne kendileri ne de araçları ölümsüzdür.
İnsanoğlunun en kahırlı bunalımları, Allah'ın araç yapıldığı aldatıştan kaynaklanan bunalımlardır. En zehirli zulümler de bu aldatıştan doğar. Allah ile aldatmaya giden yolları tıkamak, başka bir deyişle, din istismar ve ticaretine geçit vermemek, mutlu ve huzurlu bir dünya için temel teminattır.