Kur’an’a (vahye) Sımsıkı Sarılmak Gerekliliği

 

Zuhruf 43. Ayet

43. Sen, sana vahyedilene sımsıkı sarıl! Elbette sen doğru yoldasın.

 

Nisâ 175. Ayet

174. Ey insanlar! Elbette size Rabbinizden kesin bir delil geldi ve size apaçık bir nûr (Kur’an) indirdik.

175. Allah’a iman edip O’na (vahyine) sımsıkı sarılanlara gelince, (Allah) onları kendinden bir merhamete ve lütfa koyacaktır; onları kendine (varan) doğru yola ulaştıracaktır.

 

Âl-i İmrân 103. Ayet

103. Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın; ayrılmayın! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşmandınız da kalplerinizi birleştirmişti ve O’nun nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Ateşten bir çukurun tam kenarındayken oradan da sizi kurtarmıştı. Allah doğru yolu bulasınız diye ayetlerini size işte böyle açıklıyor.

 

A‘râf 171. Ayet

170. Kitaba sımsıkı sarılıp namazı kılanlar(a gelince), şüphesiz ki biz kendilerini düzeltenlerin ödülünü ziyan etmeyeceğiz.

171. Hani üstlerine düşeceğini sandıkları (Sînâ) Dağı’nı onların üzerine gölge gibi kaldırmıştık. (Onlara) “Size verdiğimizi (Kitabı) kuvvetle alın (sıkıca tutunun) ve içinde olanı hatırlayın ki takvâlı (duyarlı) olabilesiniz.” (demiştik).

 

Hacc 78. Ayet

78. Allah uğrunda, hakkıyla cihad edin (fedakarlık yapın)! O, sizi seçti; dinde üzerinize hiçbir zorluk yüklemedi; babanız İbrahim’in milletinde (dininde de bu böyleydi). Elçi'nin size şahit olması, sizin de insanlara şahit olmanız için O, gerek daha önce (gelmiş kitaplarda), gerekse bunda (Kur’an’da) size “Müslümanlar” adını vermiştir. Öyle ise namazı kılın; zekâtı verin ve Allah’a (O’nun vahyine) sımsıkı sarılın! O, sizin mevlanızdır (efendinizdir). O ne güzel mevladır (efendidir) ve O ne güzel yardımcıdır!

 

Bakara 63. Ayet

63. Hani sizden sağlam bir söz almış, üzerinize (Sînâ)

Dağı(nı âdeta) kaldırmıştık. (Onlara) “Size verdiğimizi (Kitabı) kuvvetle alın (ona sıkıca tutunun) ve içinde olanı hatırlayın ki takvâlı olabilesiniz.” (demiştik).

 

Bakara 93. Ayet

93. Hani sizden sağlam bir söz almış, üzerinize (Sînâ) Dağı(nı âdeta) kaldırmıştık. (Onlara) “Size verdiğimizi kuvvetle alın (ona sıkıca tutunun); (ondaki gerçekleri) dinleyin!” (demiştik). Onlar ise “İşittik ve isyan ettik.” demişlerdi. İnkârları sebebiyle kalplerine buzağı(ya tapma sevgisi) içirilmişti (doldurulmuştu). De ki: “(Böyle) inanıyorsanız, inancınız size ne kötü şeyler emrediyor!”

 

Meryem 12-13. Ayet

12-13. “Ey Yahya! Kitab'a (Tevrat’a) sımsıkı sarıl!” (demiştik) ve henüz küçük çocukken ona muhakeme gücü, katımızdan şefkat ve arınmışlık vermiştik; o da takvâlı (duyarlı) biriydi.