El-A’LÂ

 

 

Mutlak üstün(hep üstün yada tek üstün) ve yüce olan demektir.

 

A‘lâ 1. Ayet

1. Yüce Rabbinin adını tesbih et (yücelt)!

2. (O), yaratandır ve düzene koyandır.

3. Ölçü koyandır ve yol gösterendir.

 

Allah'tan başkasına Rablik yakıştırmakla onu yüceltmiş olamazsınız, zira yüce ve üstün olan Allah'tır; Allah'ı aşağılamış olamazsınız, zira O A'la olan, mutlak sınırsız ve yüce olan, yücelikte eşsiz ve benzersiz olan bir Rabdir. O'nun yüceliğine hiçbir yaratılmış değil eli, aklı bile uzanamaz ki, O'nu makamından indirsin. Bunu yapmaya çalışan kendini alçaltarak Allah’tan uzaklaşır. Her mümine düşen ise, Onu tesbih etmektir. O'nu tesbih etmek, O'nun aşkın ve mutlak oluşunu kabul etmektir. O'nu tesbih etmek, akıllı akılsız tüm varlıklar için, onun her şeye yaratılıştan koyduğu ölçü üzere hareket etmesi ve her şeye yaratılıştan takdir ettiği amacı gerçekleştirmesidir.

 

Leyl 19-20. Ayet

19-20. (Çünkü onun) Yüce Rabbinin rızasını kazanmaktan başka, kimseden beklediği bir karşılık da yoktur.

 

 

 

EL-EHAD

 

EI-Ehad, Allah'ın mutlak ve sonsuz, eşsiz ve benzersiz, sınırsız ve sonsuz, hadsiz ve hudutsuz, sayısız ve rakamsız tekliğini ifade eder.

 

İhlâs 1. Ayet

1. De ki: “O, Allah’tır; tektir(EHAD)

2. Allah muhtaç değildir(SAMED).

3. Doğurtmamıştır (kimsenin babası değildir) ve doğurulmamıştır (kimsenin çocuğu da değildir).

4. O’nun dengi de yoktur.”

 

Kainatta Ehad diye anılan, anılması düşünülen ve kendisini "ehad" diye adlandırabilecek bir tek varlık bulunmamaktadır. Fakat Samed boyle değildir. Arap, ikramını gördüğü reisini "samed" diye isimlendirir. Bu yüzden es-Samed belirlilik takısıyla gelmiştir. Bununla verilen mesaj: Allah'ın "Samed" sıfatı, sizin reislerinize verdiğiniz "samed" sıfatına benzemez. Fakat Ehad sıfatı belirsiz gelmiştir. Zira hiçbir yaratılmış için bu sıfat kullanılmamıştır. Bu yüzden de karışma ihtimali yoktur. Zira "ehad" adını alacak kişinin anasız-babasız doğduğunu ispat etmesi, türünün bir başka örneğinin daha bulunmaması gerekir. Bu da Allah dışında mümkün değildir. Bu sıfat Allah dışındaki bir varlığa ancak olumsuzlama şeklinde kullanılır, başka değil. Zaten Kur'an'da Allah için kullanıldığı tek yer hariç; diğerleri böyledir.

 

ES-SAMED

 

Es-Samed, Allah'ın her şeyin kendisine dayanıp yaslanacağı mutlak ve sonsuz, eşsiz ve benzersiz dayanak olduğunu ifade eder. İlk sebep ve son gaye, öncesiz ilk ve sonrasız son, eksilme ve artmadan uzak, mutlak tam manasına gelir. Her şeyin ve herkesin kendisine muhtaç olup kendisinin hiçbir şeye ve hiç kimseye ihtiyaç duymadığı, hem kendi zatına hem de herkese ve her şeye yeten. mükemmel ve müstağni zat.

 

İhlâs 1. Ayet

1. De ki: “O, Allah’tır; tektir(EHAD)

2. Allah muhtaç değildir(SAMED).

3. Doğurtmamıştır (kimsenin babası değildir) ve doğurulmamıştır (kimsenin çocuğu da değildir).

4. O’nun dengi de yoktur.”

 

EL-VÂHİD

 

 

El-Vahid ismi bir tek, eşsiz ve benzersiz tek, bölünüp parçalara ayrılmayan mutlak ve sonsuz bir manasına gelir.

 

16 yerde İlah ismiyle birlikte gelir.

 

En‘âm 19. Ayet

19. De ki: “Hangi şey şahitlik bakımından en büyüktür?" De ki: “Allah benimle sizin aranızda şahittir. Bu Kur’an, bana, kendisiyle sizi ve ulaştığı herkesi uyarmam için vahyolundu. Yoksa siz Allah ile birlikte başka ilahlar olduğuna şahitlik mi ediyorsunuz?” De ki: “Ben buna şahitlik etmem.” De ki: “O, yalnızca tek bir ilahtır; ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden elbette uzağım.”

 

Nisâ 171. Ayet

171. Ey kitap ehli! Dininiz hakkında aşırı gitmeyin ve Allah hakkında, gerçek(ler)den başkasını söylemeyin! Mesih (yani) Meryem oğlu İsa, sadece Allah’ın elçisidir; (Allah’ın), Meryem’e ulaştırdığı kelimesidir; O’ndan bir rûhtur (mesajdır). Allah’a ve elçilerine iman edin! “(Tanrı) üçtür!” demeyin; sizin için hayırlı olmak üzere bundan vazgeçin! Yalnızca Allah’tır tek ilah. O, çocuk sahibi olmaktan yücedir. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi yalnızca O’na aittir. Vekil (güven kaynağı) olarak Allah yeter.

 

Kahhar ismiyle ise 6 yerde gelir.

 

Sâd 65-66. Ayet

65-66. De ki: “Ben sadece bir uyarıcıyım; tek, ezici güç sahibi, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbi, güçlü, çok bağışlayan Allah’tan başka ilah yoktur.”

 

Mü'min 16. Ayet

16. O gün onlar meydana çıkacaklar. Onların hiçbir şeyi Allah’a gizli kalmaz. (Onlara:) “Bugün otorite kim içindir? Tek, ezici güç sahibi olan Allah’a aittir!” (denecektir).

 

 

EL-HAK

 

 

Mutlak ve sonsuz gerçek, hakkıyla hak, hakikatin eşsiz ve benzersiz kaynağı, varlığını ispata ihtiyaç duymayacak kadar hakikat olan zat demektir.

 

Tâhâ 114. Ayet

114. Gerçek hükümdar olan Allah yücedir. Sana onun vahyi tamamlanmadan önce Kur’an’la ilgili acele etme ve “Rabbim! İlmimi artır!” de.

 

Kehf 44. Ayet

44. İşte burada yardım ve dostluk gerçek olan Allah’a aittir. O sevap bakımından hayırlı olandır; son bakımından da hayırlı olandır.

 

Yûnus 30. Ayet

30. Orada herkes geçmişte yaptıklarını karşısında bulacaktır. (Artık) onlar gerçek sahipleri olan Allah’a döndürülmüş (olacaklar)dır. Uydurmakta oldukları şeyler (putlar) da onlardan kaybolup gitmiş (olacak)tır.

 

Yûnus 32. Ayet

32. İşte O, sizin gerçek Rabbiniz olan Allah’tır. Artık gerçek(ler)den sonra sapkınlıktan başka ne kalır ki! Nasıl da (sapkınlığa) döndürülüyorsunuz!”

 

En‘âm 62. Ayet

62. Sonra insanlar gerçek sahipleri olan Allah’a döndürülmüş (olacaklar)dır. Dikkat edin! Hüküm yalnızca O’na aittir ve O, hesap görenlerin en hızlısıdır.

 

Lokmân 30. Ayet

30. Çünkü Allah gerçeğin ta kendisidir; O’nun peşi sıra yalvardıkları ise şüphesiz ki batıldır. Şüphesiz ki Allah -evet yalnız O- yücedir, büyüktür.

 

Mü'minûn 116. Ayet

116. Gerçek hükümdar olan Allah yücedir. O’ndan başka ilah yoktur. O, değerli arşın sahibidir.

 

Hacc 6. Ayet

6. Çünkü Allah gerçeğin ta kendisidir; şüphesiz ki O, ölüleri diriltir; O, her şeye gücü yetendir.

 

Hacc 62. Ayet

62. Çünkü Allah gerçeğin ta kendisidir; O’nun peşi sıra yalvardıkları ise batılın ta kendisidir. Şüphesiz ki Allah -evet yalnız O- yücedir, büyüktür.

 

Nûr 25. Ayet

25. O gün, Allah onlara gerçek karşılıklarını tastamam verecektir ve Allah’ın sadece apaçık gerçek olduğunu bilip anlayacaklardır.

 

 

 

EL-HASÎB

 

Varlığı bir hesap ile yaratan, hesabı her hesabın üstünde olan, kulların hesabını eşsiz ve benzersiz gören, kullarına yeten anlamındadır.

 

Nisâ 86. Ayet

86. Bir selam ile selamlandığınız zaman, siz de ondan daha güzeli ile selamlayın; veya onu (aynı şekilde) karşılayın! Şüphesiz ki Allah her şeyin hesabını tutandır.

 

Nisâ 6. Ayet

6. Evlilik çağına gelinceye kadar yetimleri (gözetip) deneyin! Onlarda yetişkinlik görürseniz hemen mallarını kendilerine verin! Büyüyecekler (de geri alacaklar) diye onları (yetimlerin mallarını) israf ile ve tez elden yemeyin! Zengin olan (veli, yetimin malına) tenezzül etmesin; fakir olan da (ihtiyacına) uygun olarak yesin! Mallarını kendilerine verdiğiniz zaman onlarla ilgili şahit bulundurun! Hesap görücü olarak Allah yeter.

 

Ahzâb 39. Ayet

39. O (peygamberler ki) Allah’ın mesajlarını tebliğ ederler; Allah’a saygı duyarlar. Allah’tan başka kimseden korkmazlar. Hesap görücü olarak Allah (herkese) yeter.