ER-RAB

 

 

Rabb mastarı, "terbiye etmek" yani, "ıslah etmek, yetiş­tirmek, bakmak, göz kulak olmak" manasına gelir.

Terbiyenin tarifi ise şudur: Bir şeyi basit halinden kemal noktasına doğru aşama aşama inşa edip geliştirmek.

Rab ismi Allah'ın hem eşsiz terbiyesini, hem mahlukatı terbiyeye cevap verecek şekilde yaratmasını, hem de onlar üzerinde yönetici ve otorite olmasını ifade eder.

 

‘Alak 1. Ayet

1. Yaratan Rabbinin adı ile oku!

 

Tâhâ 49. Ayet

49. (Firavun) “Ey Musa! Rabbiniz de kimmiş?” demişti.

50. (Musa da) “Bizim Rabbimiz her şeye yaratılışını veren sonra da (yaratılışa uygun) yol gösterendir.” demişti.

 

Rahim ismiyle 1 kere gelir.

 

Yâsîn 58. Ayet

58. (Bir de) çok merhametli Rab’den ‘selam’ sözü (vardır).

 

Ğafur ismiyle 1 kere gelir.

 

Sebe' 15. Ayet

15. Şüphesiz ki sağdan ve soldan iki bahçeye sahip olan Sebe’ kavmi için oturdukları yerde bir ders vardır. (Onlara:) “Rabbinizin rızkından yiyin ve O’na şükredin!” (demiştik). İşte güzel bir şehir ve çok bağışlayan bir Rab!

 

Ve iki isimle birlikte gelir.

 

Nahl 110. Ayet

110. Sonra şüphesiz ki Rabbin, eziyete uğratıldıktan sonra hicret edip ardından da sabrederek cihad edenlerin (fedakârlık yapanların yardımcısıdır). Bun(lar)dan sonra Rabbin elbette çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

 

Tamlama olarak geldiği yerlere örnek olarak:

 

Fâtiha 2-4. Ayet

2-4. Hamd (övgü); Rahmân, Rahîm, hesap gününün sahibi, âlemlerin de Rabbi olan Allah içindir.

 

Şu‘arâ 24. Ayet

24. (Musa ise) “Kesin inananlar olursanız, (bilin ki) O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan her şeyin Rabbidir.” demişti.

 

Zuhruf 82. Ayet

82. Göklerin ve yerin Rabbi, arşın da Rabbi olan (Allah) onların yakıştırdıklarından yücedir.

 

Müzzemmil 8. Ayet

8. Rabbinin adını an! Bütün varlığınla O’na yönel!

9. (Allah) doğunun da batının da Rabbidir. Kendisinden başka ilah yoktur. (Sadece) O’nu vekil (güven kaynağı) edin!

 

En‘âm 164. Ayet

164. De ki: “O, her şeyin Rabbiyken ben Allah’tan başka rab mı arayacakmışım!” Herkesin kazanacağı (kötülük) yalnız kendi aleyhinedir. Hiçbir (günah) yüklüsü, başkasının (günah) yükünü yüklenemez. Sonunda dönüşünüz sadece Rabbinizedir ve O, anlaşmazlığa (çelişkiye) düşmüş olduğunuz şeyleri size bildirecektir.

 

Bakara 131. Ayet

131. Hani Rabbi ona “Teslim ol!” demişti; o da “Âlemlerin Rabbine teslim oldum.” cevabını vermişti.

 

Vâkı‘a 80. Ayet

80. Alemlerin Rabbinden indir(il)medir.

 

En‘âm 162. Ayet

162. De ki: “Şüphesiz ki benim salâtım (desteğim), ibadetlerim, hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi olan Allah içindir.

 

 

 

ER-RAHMÂN

 

 

Rahmetin sonsuz kaynağı, özünde sonsuz rahmet sahibi anlamına gelir.

Merhamet, rahmet’in yerine kullanılır. Kazanılmış ve/veya verilmiş rahmet, merhamettir denebilir. Merhamet muhtaç ve güçsüz olana vicdan sahibinin meyletmesidir.

Rahmet Kur'an'da Allah için kullanıldığında bir duygu türü, bir hissediş ve bir kalp fiili olarak kullanılmaz. Doğrudan var etme, yaşatma, belayı defetme, hüznü alıp güven verme, nimet verme, lütuf ve ikram gibi vurgular kazanır. Dolayısıyla Allah için kullanılan rahmet, insan için geçerli olan "acıma", "yufka yüreklilik" ve "acısını paylaşma" gibi duygu türlerine giren anlam alanından daha çok, "esirgeme", "gözetme", "koruma", "kollama", "ikram etme" ve "yardım etme" gibi eylem türlerine giren anlam alanına yakındır.

Rahmet ve merhamet, muhataba, sevgiden kaynaklanan bir koruma hissiyle muamele etmektir. Zira merhamet sevginin kendisi değil sonucudur. Sevgi ise merhametin kaynağıdır. "Mutlak sevginin kaynağı olduğu için sonsuz rahmet eden Zat" anlamına geldiği daha iyi anlaşılır. Bu durumda Er-Rahman "özünde merhametli" demektir.

 

A‘râf 156. Ayet

156. Bizim için bu dünyada da iyilik yaz, ahirette de! Şüphesiz ki biz sana yöneldik.” (Allah da) şöyle demişti: “Dilediğime (layık olana) azap ederim. Merhametim ise her şeyi kapsamıştır ve onu takvâlı (duyarlı) olanlara, zekâtı verenlere ve ayetlerimize inananlara yazacağım.

 

En‘âm 12. Ayet

12. (Onlara) “Göklerde ve yerde olanlar kimindir?” diye sor (ve) “Merhamet etmeyi kendi zatına yazmış olan Allah’a aittir.” de! Sizi, varlığında şüphe olmayan kıyamet gününde elbette toplayacaktır. Kendilerine yazık edenler var ya işte onlar inanmazlar.

 

Fâtiha 2-4. Ayet

2-4. Hamd (övgü); Rahmân, Rahîm, hesap gününün sahibi, âlemlerin de Rabbi olan Allah içindir.

 

Kâf 33. Ayet

33. (Bunlar) yalnızken Rahmân’a saygı gösteren ve (O’na) yönelmiş bir kalp getirenlerdir.

 

Yâsîn 11. Ayet

11. Sen ancak zikre (Kur’an’a) uyan ve gaybda bulunan Rahmân’a saygı duyanı uyarabilirsin. İşte böylesini bir bağışlama ve değerli bir ödülle müjdele!

 

Yâsîn 23. Ayet

23. O’nun peşi sıra ilahlar edinir miyim hiç! Rahmân bana bir zarar vermek isterse, onların (ilahların) şefaati bana hiçbir yarar sağlayamaz ve beni kurtaramaz.

 

Yâsîn 52. Ayet

52. (Müşrikler) “Ah, eyvah, yazık bize! Bizi kabrimizden kim kaldırıp (uyandırdı)? Bu, Rahmân’ın vadettiği (gün)dür; (demek ki) elçiler gerçeği söylemiş!” diyecekler.

 

Rahmân 1. Ayet

1. Rahmân.

2. Kur’an’ı (O) öğretti.

3. İnsanı (O) yarattı.

4. Açıklamayı ona (insana O) öğretti.

 

Mülk 28. Ayet

28. De ki: “Hiç düşündünüz mü? Allah beni ve beraberimdekileri öldürse veya bize merhamet etse (bundan size ne?) Kâfirleri elem verici azaptan kim kurtarabilir!”

29. De ki: “O, Rahmândır. O’na inandık ve yalnızca O’na güvendik. Kimin apaçık bir şaşkınlık (sapkınlık) içinde olduğunu ileride bileceksiniz.”

 

Furkân 59. Ayet

59. Gökleri, yeri ve ikisinin arasındaki şeyleri altı günde (dönemde) yaratandır. Sonra da arşa istiva etmiştir. (O) Rahmân(dır)! Haberdar olan O’ndan sor (dile)!

 

Furkân 60. Ayet

60. Onlara “Rahmân için secde edin!” dendiği zaman, “Rahmân da neymiş! Bize emrettiğin şey için (emrettiğine) boyun mu eğecekmişiz!” demişler ve bu istek onların nefretini artırmıştı.

 

Nebe' 36-37. Ayet

36-37. Bunlar senin Rabbinden, yani göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rahmân olan Rabbinden hesapsız bir bağış ve ödül olarak (verilecektir). O’nun huzurunda konuşmaya güç yetiremezler.

 

Nebe' 38. Ayet

38. Ruh(lar)ın ve meleklerin sıra sıra duracakları o gün, Rahmân’ın izin verdiklerinden başkası konuşamayacaktır; (konuşan da) doğruyu söyleyecektir.

 

Tâhâ 90. Ayet

90. Yemin olsun ki Harun, daha önce onlara “Ey kavmim! Siz bununla (buzağı heykeli ile) sadece imtihan edildiniz. Şüphesiz ki Rabbiniz Rahmân’dır; bana uyun ve emrime itaat edin!” demişti.

 

Tâhâ 108. Ayet

108. O gün insanlar yan çizemeyecekleri davetçiye uyacaklardır. Rahmân’ın (huzurunda) sesler kısılmış olacaktır. Fısıltıdan başka hiçbir şey duymayacaksın.

 

Tâhâ 109. Ayet

109. O gün Rahmân’ın izin verdiği ve sözünden razı olduğundan başkasına şefaat yarar sağlayamayacaktır.

 

Ra‘d 30. Ayet

30. Böylece seni, kendilerinden önce nice ümmetlerin geçtiği bir ümmete gönderdik ki sana vahyettiğimizi onlara tilavet edesin (okuyup aktarasın). (Oysa) onlar Rahmân’ı inkâr ediyorlar. De ki: “O benim Rabbimdir. O’ndan başka ilah yoktur. Yalnızca O’na güvendim; dönüşüm de yalnızca O’nadır.”

 

Fatiha ile birlikte 4 yerde Rahim ismiyle birlikte gelir.

 

Haşr 22. Ayet

22. O, kendisinden başka ilah olmayan Allah’tır. Görünmeyeni de görüneni de bilendir. O Rahmân’dır, Rahîm’dir.

 

Bakara 163. Ayet

163. İlahınız tek bir ilahtır. O’ndan başka ilah yoktur. Merhametin kaynağıdır, merhametlidir.

 

Neml 29-31. Ayet

29-31. (Belkıs) “Ey yöneticiler! Bana Süleyman’dan gelen, ‘Rahmân, Rahîm olan Allah’ın adıyla’ diye (başlayan ve) ‘Bana baş kaldırmayın; teslim olarak bana gelin!’ (mesajını içeren) çok değerli bir mektup gönderildi.” demişti.

 

Fussilet 2. Ayet

2. (Bu kitabın) indirilişi Rahmân (ve) Rahîm (olan Allah) tarafındandır.

 

 

Rahman olan rabbim diyerek ellerimizi açıp

 

A‘râf 56. Ayet

56. ....O’na (Allah’ın azabından) korkarak ve (merhametini) umarak dua edin!

Şüphesiz ki Allah’ın merhameti güzel davrananlara çok yakındır.

 

İhsan sahibi(güzel davranan) bir insan olamadıysam da en azından mümin biriyim diyerek 

 

Ahzâb 43. Ayet

43. O ve melekleri sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size salât ediyor (destek veriyor).

(Allah) müminlere karşı çok merhametli olandır.

 

Eğer bununla da kabul görmezsem ben bir şey de mi değilim?

 

A‘râf 156. Ayet

156. ...Merhametim ise her şeyi kapsamıştır....

 

Eğer ben bir şey de sayılamayacaksam, O zaman rahmetinden mahrum kalarak musibete ugramışım demektir.

Ve Sen buyuruyorsun ki:

 

Bakara156. Ayet

156. Onlar (sabredenler), kendilerine bir musibet geldiği zaman “Biz Allah’a aidiz ve biz elbette yalnızca O’na döneceğiz”

derler.

 

 

 

ER-RAHÎM

 

 

Er-Rahim, "işinde çok merhametli olan, en büyük rahmetin faili olan" demektir.  Merhameti, kendisini eyleme götüren kimseye Rahim denir. İşi merhametinin göstergesi olan zat demektir. Üstelik bu işi her hal ve şartta daima yapan vurgusu taşır.

 

A‘râf 151. Ayet

151. (Bunun üzerine Musa), “Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla; bizi merhametine koy! Sen merhametlilerin en merhametlisisin.” diye dua etmişti.

 

Yûsuf 64. Ayet

64. (Yakup, oğullarına) şöyle demişti: “Daha önce kardeşi (Yusuf) hakkında size ne kadar güvendiysem, bunun hakkında da size ancak o kadar güvenirim; Allah en hayırlı koruyucudur. O, merhametlilerin en merhametlisidir.”

 

Yûsuf 92. Ayet

92. (Yusuf ise kendilerine) şöyle demişti: “Bugün (geçmişle ilgili) sizi kınamak yok; Allah sizi affetsin! O, merhametlilerin en merhametlisidir.

 

Enbiyâ 83. Ayet

83. Eyüp’ü de (an)! Hani Rabbine “Başıma bu dert geldi. Sen merhametlilerin en merhametlisisin.” diye seslenmişti.

 

Mü'minûn 109. Ayet

109. Şüphesiz ki kullarımdan bir grup, ‘Rabbimiz! İman ettik, bizi affet; bize merhamet et! Sen merhametlilerin en hayırlısısın’ demişti.

 

Aziz "üstün, güçlü" ismiyle 13 yerde gelir.

 

Yâsîn 5-6. Ayet

5-6. (Kur’an), ataları uyarılmış, (ancak gerçeklerden) habersizmiş gibi davranan bir toplumu uyarman için çok güçlü, çok merhametli (Allah) tarafından indirilmiştir.

 

Duhân 42. Ayet

42. Ancak Allah’ın merhamet ettiği kişiler böyle değildir. Şüphesiz ki sadece ve sadece O güçlüdür, çok merhametlidir.

 

Ğafur "bağışlayan" ismiyle 64 yerde gelir.

 

Yûnus 107. Ayet

107. Allah sana bir sıkıntı dokundurursa, onu O’ndan başka açıp (giderecek) yoktur. Sana bir iyilik dilerse, O’nun lütfunu geri çevirebilecek de yoktur. Onu kullarından dilediğine (layık olana) ulaştırır. O çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

 

Hicr 49-50. Ayet

49-50. Kullarıma, benim çok bağışlayan, çok merhametli olduğumu, azabımın da elem verici bir azap olduğunu bildir!

 

Kasas 16. Ayet

16. (Musa) “Rabbim! Şüphesiz ki ben kendime haksızlık ettim; beni bağışla!” demiş, (Allah) da onu bağışlamıştı. Şüphesiz ki sadece O çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

 

Zümer 53. Ayet

53. De ki: “(Allah şöyle buyuruyor:) Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah’ın merhametinden ümit kesmeyin!

Şüphesiz ki Allah bütün günahları bağışlayabilir. Şüphesiz ki O çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

 

Ahkâf 8. Ayet

8. Yoksa “Onu (Muhammed) uydurdu” mu diyorlar! De ki: “Ben onu uydurursam, Allah tarafından bana gelecek şeyi (azabı) savmaya gücünüz yetmez. O, sizin (Kur’an) hakkında yaptığınız taşkınlıkları çok iyi bilendir. Benimle aranızda şahit olarak O (Allah) yeter. O çok bağışlayandır, çok merhametlidir.”

 

Rauf “çok şefkatli” ismiyle 8 yerde gelir.

 

Nahl 47. Ayet

47. Veya (Allah’ın) kendilerini bir korkuyla yakalamasından (güvende midirler?) Şüphesiz ki Rabbin elbette çok şefkatlidir, çok merhametlidir.

 

Nahl 7. Ayet

7. (O hayvanlar) yüklerinizi, (büyük) güçlüklere katlanmadan ulaşamayacağınız şehir(ler)e taşırlar. Şüphesiz ki Rabbiniz elbette çok şefkatlidir, çok merhametlidir.

 

Hacc 65. Ayet

65. Görmedin mi Allah yerdeki her şeyi ve emri uyarınca denizde yüzen gemileri sizin hizmetinize vermiştir. Göğü de kendi izni olmadıkça yer üzerine düşmekten korumaktadır. Şüphesiz ki Allah insanlara çok şefkatlidir, çok merhametlidir.

 

Vedud “çok seven” ismiyle 1 yerde gelir.

 

Hûd 90. Ayet

90. Rabbinizden bağışlanma dileyin; sonra O’na tevbe edin (yönelin)!Şüphesiz ki Rabbim çok merhametlidir; (müminleri) çok sevendir.”

 

Berr “mutlak iyi” ismiyle 1 yerde gelir.

 

Tûr 28. Ayet

28. Şüphesiz ki biz bundan önce (dünyada) O’na yalvarıyorduk. Şüphesiz ki yalnızca O çok iyilik edendir; çok merhametlidir.”

 

 

EL-İLÂH

 

 

İlâh ismi "İbadete layık olan mutlak tanrı" anlamındadır. 

 

İlah kelimesi, Kur'an'da 96 yerde yalın halde gelir. 17 yerde ise çeşitli bitişik zamirlerle tamlanan olarak gelir. 2 kez ikili formda, 33 kez de çoğul olarak kullanılır. Allah'a atfen kullanılan ilah ismi "ödünç" alınarak sahte tanrılar için de kullanılmıştır. Bu kullanımla ima edilen bir hakikat da şudur: Şirk, özünde Allah'tan rol çalmaya kalkışmaktır. Zira gerçek ilah "O"dur. O'ndan başkasını  "ilah" diye isimlendirmek, isimlendirileni ilah yapmaz. Sadece bu tasavvurun sahibini, gerçek ilah’ın hakkına tecavüz suçunu işlerken suçüstü yapar.

Kur'an'ın bu sapmayı dile getirirken sahte tanrılara da 'ilah' ismini kullanmış olması, orada şirk bağlantısı olduğunu anlamamız içindir. Ya müşriklerden nakil edilen sözler içinde geçirilir yada "ilahın", "ilahınız" ve "ilahlar" şeklinde ifade edilir.

 

Dikkat çekici olan bu kökten hiç fiil gelmemiş olmasıdır. Kur'an'ın hiçbir yerinde bu isim dua şeklinde "ilahi" veya "ilahena" şeklinde gelmez. Bu şekilde gelen ibarelerde yalnızca "Rab" ismi kullanılır.

 

Bakara 163. Ayet

163. İlahınız tek bir ilahtır. O’ndan başka ilah yoktur. Merhametin kaynağıdır, merhametlidir.

 

Mâide 73. Ayet

73. “Şüphesiz ki Allah, üçün üçüncüsüdür!” diyenler de şüphesiz ki kâfir olmuşlardır. (Oysa) tek bir ilahtan (Allah’tan) başka ilah yoktur. Söylediklerinden vazgeçmezlerse, içlerinden kâfir olanlara elem verici bir azap dokunacaktır.

 

Kasas 88. Ayet

88. Allah ile birlikte başka bir ilaha yalvarma! (Çünkü) O’ndan başka ilah yoktur. O’nun yüzü (zatı) hariç, (geri kalan) her şey yok olacaktır. Hüküm, yalnızca O’na aittir ve yalnızca O’na döndürüleceksiniz.

 

Nisâ 171. Ayet

171. Ey kitap ehli! Dininiz hakkında aşırı gitmeyin ve Allah hakkında, gerçek(ler)den başkasını söylemeyin! Mesih (yani) Meryem oğlu İsa, sadece Allah’ın elçisidir; (Allah’ın), Meryem’e ulaştırdığı kelimesidir; O’ndan bir rûhtur (mesajdır). Allah’a ve elçilerine iman edin! “(Tanrı) üçtür!” demeyin; sizin için hayırlı olmak üzere bundan vazgeçin! Yalnızca Allah’tır tek ilah. O, çocuk sahibi olmaktan yücedir. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi yalnızca O’na aittir. Vekil (güven kaynağı) olarak Allah yeter.